Urfa bağımsız adayı Bucak: Bütün özgürlükleri tanıyıp ileriye bakalım

Mustafa Zengin

URFA – Mustafa Hakkı Bucak, Urfa’da ve ülke genelinde tanınırlığı yüksek Bucak Ailesi’nin bir üyesi. 1991 doğumlu olan Bucak, ilk ve ortaöğretim eğitimini Siverek’te tamamladıktan sonra hukuk fakültesi mezunu olmasına rağmen çiftçilik ve ticaretle uğraşmayı tercih etmiş.

Bucak, Siverek Ziraat Odası Başkanı Ahmet Ersin Bucak’ın oğlu. Ancak baba Bucak’ın kamudaki tanınırlığı oda başkanlığı ile değil attığı siyasi adımlarla biliniyor. 2011 genel seçimlerinde bağımsız aday olan ve 2018 seçimlerinde de AK Parti’den aday adaylık başvurusunda bulunan Ahmet Ersin Bucak, en son pazar günü yapılacak 14 Mayıs seçimleri için İYİ Parti’den aday adayı olmuştu. Parti rozetini bizzat Genel Başkanı Meral Akşener’in taktığı Ersin Bucak, aday belirleme sürecinde hakkaniyetli davranılmadığını iddia ederek geri çekilmişti. Bundan birkaç gün sonra oğlu Hakkı Bucak, bağımsız aday olduğunu duyurdu.

Mustafa Hakkı Bucak, ayrıca Bucak Ailesi’nin en bilindik isim olan Sedat Edip Bucak’ın da yeğeni. Sedat Bucak, 3 Kasım 1996’da meydana gelen Susurluk kazasından kurtulan tek isimdi ve 3 dönem DYP Urfa milletvekilliği yapmıştı. Yıllardır pek görünmeyen, hatta bazen Türkiye’de olup olmadığı bile konuşulan amca Bucak, bu seçimlerde yeğenine destek için Siverek’te meydanlara çıktı.

Ayrıca Hakkı Bucak, son yıllarda hem yeraltı dünyasıyla olan ilişkileriyle hem de siyaset sahnesinde aktif yer alması nedeniyle gündeme gelen Mehmet Fatih Bucak’ın da rakibi konumunda. Zira 2019 yerel seçimlerinde CHP’den Siverek Belediye Başkan adayı olan Fatih Bucak da Urfa’dan bağımsız milletvekili adayı. Hakkı Bucak, her iki Bucak’ın da aday olmasını ‘aile içi demokrasi’ ile açıklıyor.

‘URFA’DAKİ YÖNETİCİLER BİZİM KADAR MÜCADELE RUHUNA SAHİP DEĞİL’

Aslında Bucak Ailesi uzun yıllardır siyasetin içinde. En son babanız aday adayı oldu ama geri çekildi. Sizin siyasete girme sebebiniz neydi?

Birtakım eksiklikler gördüğüm için siyasete girdim. Nedir bu eksiklikler? Urfa’da bürokrasi ve siyasetçilerin çok cılız kaldığını düşünüyorum. Yani Urfa’nın sorunlarına yeterince çözüm üretemediklerini, yeterli ve etkili olamadıklarını düşünüyorum. Ayrıca yönetenlerimizin bizim kadar donanımlı olduğunu ve mücadele ruhuna sahip olduklarını düşünmüyorum. Onun için siyasete başladım. Sağ olsun, ailem de beni bu konuda destekledi. Aile mevzusuna gelince, gerek Osmanlı döneminde gerek Cumhuriyet döneminde ailemiz yönetici konumlarındaydı. En son Sedat Edip Bucak amcam milletvekiliydi. Ondan sonra Ali Murat Han Bucak amcam belediye başkanıydı. Ondan sonraki süreçte de babamın bir bağımsız adaylık durumu vardı. O zaman Şanlıurfa genelinde yüzde 6,8 gibi bir oy alıp seçilememişti. Akabinde tekrar İYİ Parti’den bir başvuru durumu vardı. Ama o başvuru durumunda da listeler açıklanmadan adaylığını geri çekti. Biz dayatmaya gelebilen insanlar değiliz. Yani bunları kabul etmemiz mümkün değil. Herhangi bir konuda fikrimizin dile getirilmesi engellenecekse, orada olmamız mümkün değil. İYİ Parti’de de böyle bir süreç yaşandı ve listeler açıklanmadan biz adaylığımızı geri çektik.

‘GÖNÜLLÜ BİR EKİBİMİZ VAR’

Ailenizin modern bir aile olmasından bahsettiniz. Ama Bucak Ailesi genelde feodal bir aile olarak görünüyor. Hatta bazen şiddetle ilişkilendiriliyorlar. Ama bu seçim sürecinde dikkatimi en çok çeken şey, neredeyse ortalama bir siyasi partiden daha fazla çalışan bir kadın kollarınızın olmasıydı. Bu da annenizin öncülüğünde ilerleyen bir süreç. Bunun sahadaki karşılığı ne?

Bu kadar etkin olmanın sebebi, belki de tamamen gönüllülüğe dayanması. Dediğiniz gibi sağ olsun annem, eşim ve çok sevdiğim arkadaşlarım, aile mensuplarım, çevremizdeki birçok insan bana destek oluyorlar. Bu kadar etkili olmasının sebebinin gönüllülük esasının işlemesi olduğunu düşünüyorum. Ses getirdiklerini de biliyorum. Sahada çok kalıcı izleri var.

‘KADININ GERİ PLANDA OLDUĞU BİR ZİHNİYET, BİZİM İSTEDİĞİMİZ BİR ZİHNİYET DEĞİL’

Sosyal yapısı ile ilişkilendirdiğimizde çok eril, ataerkil ve feodal bir sosyal yapı var Siverek’te. Kadınların böyle seçim çalışmalarında yer alması, Siverek için kadın-erkek eşitliği, kadınların siyasi alanda görünürlüğü açısından önem arz ediyor mu sizce?

Evet. Çünkü kadınların geri kaldığı toplumlar, genelde gelişmemiş toplumların özelliği oluyor. Ben gelişmemiş bir toplum olduğumuzu kabul etmiyorum açıkçası. Çünkü yaptığımız işlerde bizimle beraber kadın arkadaşlarımız var. Bir dönem halamın kızı aday oldu. Biz de o zaman kendisini desteklemiştik. Dediğim gibi, bizde kadının geri planda durduğu gibi bir durum yok. Kadınlarımıza kıymet vermemek geri kalmış toplumların özelliğidir. Ben bunu kabul etmiyorum. Kadının olduğu yer güzelleşiyor çünkü onlar hep bizim içimizdeler, hep bizim için kıymetliler. Dediğim gibi, kadının geri planda olduğu bir zihniyet, bizim istediğimiz bir zihniyet değil.

Sizce seçilme olasılığınız ne düzeyde?

Biz kesinlikle sahada büyük bir boşluk olduğunu görüyoruz. Bu düşüncemize dayanarak da kesin seçileceğimizi düşünüyor, ona göre planlarımızı yapıyor ve ona göre çalışıyoruz. Kendimize inanmazsak eğer seçmenimizi de inandıramayız. Bizim kendimize inancımız tam. Toplumdan da çok güzel tepkiler alıyorum. Hem genç olmamız sebebiyle hem de gösterilmiş adayların halkı yansıtmadıklarını düşündükleri için insanlar, pozitif geri dönüşler yapıyor. İnsanların hoşuna gidiyor, ilgi gösteriyorlar. İlgi gösterdikleri için de ben meselemizin, bağımsızlık mücadelemizin daha iyi yere gideceğini düşünüyorum.

‘GEREKTİĞİ ZAMAN AK PARTİ İLE DE HDP İLE DE GÖRÜŞEBİLİRİM’

Siz bağımsız aday olarak seçime giriyorsunuz. Ancak Meclis’teki varlığınız tek olacak. Bağımsız aday olarak, Türkiye genelinde olmasa da Urfa özelinde neyi değiştirebileceğinizi düşünüyorsunuz?

Bir defa şunu rahatlıkla söyleyebilirim; insanları, ülkenin de içinde olduğu şehrimizin de içinde olduğu kutuplaşma ortamından uzaklaştıracağız. İnanıyorum ki, bağımsız oluşum şehrime daha çok fayda sağlayacak. Gerektiği zaman bir görüşmeyi AK Parti ile de MHP ile de HDP ile de yapabileceğim. Önümde bir engeller grubu oluşmayacak. Partilerin ideolojileri ve duvarları olmamış olacak. Ben inanıyorum ki, bu durumda bağımsızlık hareketimiz, onları da birleştirebilecek güçte olacak. Urfa’nın menfaatleri söz konusu olduğunda, bir ortam sağlayıp Urfa’nın tüm vekillerinin tek ses olarak biraraya gelmelerini amaçlayacağım. Ve bunu da yapabileceğime inanıyorum. Türkiye çapında da bağımsız olmamdan kaynaklı, her problemi rahatlıkla dile getireceğim.

‘ANADİLDE EĞİTİM OLMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM’

Türkiye’de en çok konuşulan konulardan bir tanesi de Kürt meselesi. Siz de paylaştığınız bayram kutlama mesajınızda Kürtçenin iki lehçesi olan Kurmancî ile Zazaki’ye yer verdiniz. Kürt meselesine nasıl bakıyorsunuz?

Bu meselelerin, gençlik adına geride kalması gerektiğini düşünüyorum. Kürt meselesidir, Ermeni meselesidir, Laz meselesidir, Zaza meselesidir, artık bu etnik kökenli mevzulardan çıkmamız lazım. Ben ‘Kürt meselesi’ demekten bile utanıyorum. Bunları doğru bulmuyorum. Ben anadilde eğitim hakkının olması gerektiğini düşünüyorum. Benzer bir uygulama İsveç, İsviçre gibi ülkelerde var. İnsanlar belirli bir çoğunluğa ulaşınca istediği dilde eğitim görebiliyorlar. Bu ülkemizde de uygulanabilir. Ama dediğim gibi, ben ülkenin böyle sivri uçlarının biraz daha yumuşatılması gerektiğini, artık daha çok bilime dayalı, teknolojiye dayalı, ileriye dönük meselelere odaklanması gerektiğini düşüyorum. Etnik, dini, mezhepsel ayrım, bunlar hiç hoşuma gitmiyor. Bunların içinde daha fazla zaman kaybetmeyip insanlara bütün özgürlüklerini tanıyıp devam edilmesi gerekiyor.

‘KENTTE BİR KARAR ALINIRKEN MUHAKKAK ÜNİVERSİTEYE DANIŞILMALI’

Bilim dediniz. Peki bilim konusunda Urfa’ya ne vaat ediyorsunuz. Örneğin, Harran Üniversitesi Kütüphanesi’nde yeterli kitap ve kaynak yok. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Evet, dediğiniz çok doğru. Hatta sadece il merkezi değil, ilçe merkezlerinde de bu problemler var. Bilim insanlarını yönetime daha çok dahil etmeyi düşünüyoruz. Nasıl diyeceksiniz? Seçildiğimiz zaman, bir karar alınırken muhakkak üniversiteye danışılmasını talep edeceğiz. Bu imar konusunda da olabilir, tarım konusunda da olabilir, teknoloji konusunda da olabilir… Bugün belediye gibi bir kurum binasını yaparken bence mutlaka üniversiteye fikir danışmalı veya vatandaşlar buna yönlendirilmeli. Dini meselelerde de böyle olmalı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir